103 Yıllık Büyük Emek
29 Ekim 1923, sadece yeni bir yönetim biçiminin ilanı değil; yoksulluk, yorgunluk ve yokluk içindeki bir milletin kanıyla, canıyla ve eşsiz emeğiyle küllerinden yeniden doğuşunun adıdır. Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken, bu büyük mirasın ardındaki destansı mücadeleyi ve ödenen bedelleri bir kez daha derinden hissediyoruz.
Yokluklar içindeki bir Anadolu'dan, bağımsız ve çağdaş bir ulus devletine uzanan yolculuk kolay olmadı. Bugün özgürce aldığımız her nefeste; cepheye kağnılarla mermi taşıyan analarımızın nasırlı elleri, lise sıralarından kalkıp bir daha dönmemek üzere cepheye koşan gençlerimizin cesareti, "Ya istiklal ya ölüm" diyerek yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının tarifsiz emeği var. Cumhuriyet, altın tepside sunulmuş bir armağan değil; bir ulusun tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği, dünyada eşine az rastlanır bir varoluş mücadelesinin taçlanmış halidir.
Cumhuriyet, aynı zamanda ayağa kalkan bir milletin alın teridir. Savaş yorgunu bir ülkenin cehalete karşı açtığı savaşın, demirağlarla örülen yurdun, fabrikalarda yükselen dumanın ve tarlada üreten köylünün onurudur. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi, bu topraklarda dökülen kanların ve akıtılan terlerin üzerinde yükselir.
Bizlere düşen en büyük görev; aklın, bilimin ve bağımsızlığın teminatı olan bu mirası kuru bir kutlamanın ötesine taşıyarak, tıpkı kuruluş yıllarındaki o büyük inanç ve emekle geleceğe taşımaktır. Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek için atılan her adım, bu büyük emeğe sahip çıkmak demektir.
Alkent Yaşam okurları ve bölge halkı olarak, Cumhuriyetimizin 103. yılında bu büyük emanetin değerini kalbimizde taşıyoruz. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanın bağımsızlığı uğruna canını, kanını ve emeğini feda eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.