ANADOLU’YA YENİ YAŞAM TASARIMI
Kırsal bölgelerin yalnızca geçmişin kültürel mirası olarak değil, geleceğin yaşam alanları olarak da değerlendirilmesini amaçlayan “Kırsal ve Gelecek” sergisi, İstanbul’un ardından Ankara’da kapılarını açtı. Mimarlık ve tasarım aracılığıyla Anadolu’nun farklı coğrafyalarına yeni bir bakış getiren sergi, doğayla uyumlu ve yerel özellikleri gözeten alternatif yaşam modellerini gündeme taşıyor.
SEKİZ BÖLGEYE 32 PROJE
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde 2020-2024 yılları arasında yürütülen tasarım çalışmalarından ortaya çıkan sergide; Şile, Bandırma, Menderes Havzası, Harran Ovası, Çoruh Havzası, Toros Dağları, Yukarı Fırat Havzası ve Van Gölü Havzası için geliştirilen 32 proje yer alıyor. Çalışmalar, farklı coğrafyaların doğal yapısını, yerel kültürünü ve insan yaşamını mimari tasarımla bir arada ele alıyor. Küratörlüğünü Prof. Dr. Ayşe Şentürer ve Yeşim Armağan’ın üstlendiği sergi, üç ana bölümden oluşuyor. Kırsal alanların mevcut durumunu ele alan çalışmaların yanı sıra alternatif yaşam biçimleri ve geleceğe yönelik mimari öneriler de ziyaretçilere sunuluyor.
KIRSALIN GELECEĞİ TARTIŞILACAK
Sergi kapsamında 19-20 Kasım tarihlerinde Kırsal ve Gelecek Ulusal Forumu da düzenlenecek. Mimarları, araştırmacıları, tasarımcıları ve yerel paydaşları buluşturacak forumda, Anadolu’nun farklı bölgelerindeki deneyimler üzerinden kırsal yaşamın geleceği ve yeni iş birliği olanakları değerlendirilecek. Ankara CerModern HUB’da açılan “Kırsal ve Gelecek” sergisi, 21 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.