Arama

LONDRA’DAN DÜNYAYA BARIŞ MESAJI

Diplomasi, siyaset, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcileri Londra’da düzenlenen International Humanitarian Peace Award Ceremony 2026’da bir araya geldi. Gecede savaşların ve insani krizlerin gölgesindeki dünyaya insan hayatı, insan onuru ve küresel dayanışma mesajı verildi.

14/10/2026 11:32 | Son Güncelleme : 27/10/2026 11:40 | Okunma Sayısı : 34 | Haber Merkezi


LONDRA’DAN DÜNYAYA BARIŞ MESAJI
ad image
ad image

Savaşların, zorunlu göçlerin, insani krizlerin ve küresel eşitsizliklerin derinleştiği bir dönemde Londra’dan yükselen mesaj, diplomatik protokollerin ötesine geçerek insanı merkeze aldı. Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi 20’den fazla ülkeden katılım sağlanan zirvede bakanlar, milletvekilleri, diplomatlar, akademisyenler, dev şirket yöneticileri ve kanaat önderleri 2 Eylül 2026’da Londra’nın tarihi St James’s Square bölgesindeki The In & Out (Naval and Military Club)’da düzenlenen International Humanitarian Peace Award Ceremony 2026’da buluştu.

IIPL başkanı Dr. Muhammad Atta Ur Rehman ile IIPL Türkiye direktörü ve DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği başkan yardımcısı Prof. Dr. Uğur Özgöker öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon; “Barış, İnsanlık ve Küresel Dayanışma İçin Birlikte” temasıyla gerçekleştirildi. Gecede dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlar, çatışmalar ve insani krizlerin insan hayatında yarattığı ağır sonuçlar gündeme taşınırken, kalıcı barışın yalnızca siyasi anlaşmalarla değil; insan hakları, eğitim, sağlık, ekonomik kalkınma, insani yardım, medya ve sivil toplumun ortak sorumluluğuyla mümkün olabileceğine dikkat çekildi.

ÖDÜLDEN DAHA BÜYÜK BİR BULUŞMA

Program, farklı meslek ve çalışma alanlarından isimleri aynı çatı altında buluştururken, barış kavramının yalnızca devletler arası diplomasiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Gecenin öne çıkan mesajlarından biri, savaşların sonuçlarının cephelerle sınırlı olmadığı yönündeydi: Bir çatışma başladığında yalnızca güvenlik dengeleri değişmiyor; milyonlarca insan yerinden ediliyor, çocukların eğitim hakkı kesintiye uğruyor, sağlık sistemleri ağır baskı altında kalıyor ve temel ihtiyaçlara erişim zorlaşıyor. Savaşların ekonomik sonuçları da toplumların günlük yaşamını doğrudan etkiliyor. Üretimin ve tedarik zincirlerinin aksaması, enerji ve gıda maliyetlerinin yükselmesi, barınma sorunlarının büyümesi ve istihdam olanaklarının daralması, krizlerin sosyal etkisini daha da ağırlaştırıyor. Bu nedenle gecede barış, yalnızca silahların susması şeklinde değil, insanların güvenli ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi açısından değerlendirildi.

SİLAHLARIN SUSMASI YETERLİ DEĞİL

Londra’daki buluşmanın temel başlıklarından biri, sürdürülebilir barışın çok boyutlu bir mesele olduğu görüşüydü. Bir ülkede çatışmalar sona erse bile insanların evlerine dönebilmesi, çocukların eğitim hayatına devam edebilmesi, sağlık hizmetlerinin yeniden işler hale gelmesi ve ekonomik hayatın toparlanması uzun zaman alabiliyor. Bu nedenle kalıcı barışın inşasında eğitimden sağlığa, adaletten ekonomik fırsatlara kadar geniş bir alanın birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı. Özellikle Gazze başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki insani krizlerin gündeme geldiği gecede, sivillerin ve çocukların korunmasının uluslararası toplum açısından öncelikli sorumluluklardan biri olduğu mesajı öne çıktı. Organizasyona ilişkin değerlendirmelerde insan yaşamının korunması, insan onuru, uluslararası hukuk, insani yardım ve küresel dayanışma başlıkları birlikte ele alındı.

İNSAN MERKEZLİ DİPLOMASİ VURGUSU

DMW International Diplomatic Association Başkanı Halil Sert, gecenin öne çıkan isimleri arasında yer aldı. Sert’in değerlendirmelerinde sürdürülebilir barışın sağlanmasında insan merkezli diplomasinin önemine dikkat çekildi. Bu yaklaşım, savaş sonrasında yalnızca binaların ve altyapının yeniden inşa edilmesinin yeterli olmayacağı gerçeğini de gündeme getirdi. Zira çatışmadan etkilenen toplumların yeniden ayağa kalkabilmesi için insanların güven duygusunun, yaşam koşullarının ve gelecek beklentilerinin de yeniden kurulması gerekiyordu. Çocukların okula dönebilmesi, sağlık hizmetlerine erişimin sağlanması, insanların güvenli bir yaşam kurabilmesi ve ekonomik hayata yeniden katılabilmesi, barışın kalıcılığını belirleyen unsurlar arasında bulunuyor.

İŞ DÜNYASINA DA SORUMLULUK DÜŞÜYOR

Barışın yalnızca devletlerin ve diplomasi kurumlarının sorumluluğunda olmadığı mesajı, iş dünyasının temsilcileri üzerinden de ele alındı. Arkas Holding Başkan Yardımcısı Özgür Ulupınar, organizasyonda iş dünyasını temsil eden isimler arasında yer aldı ve çalışmaları nedeniyle ödül ve takdirle onurlandırıldı. Uluslararası ticaret ve ekonomik ilişkiler, ülkeler arasında yalnızca ticari bağlar oluşturmuyor. Bu ilişkiler aynı zamanda toplumlar arasında iletişim, karşılıklı bağımlılık ve diyalog kanalları oluşturabiliyor. Bu nedenle şirketlerin insan haklarına saygı, etik ticaret, çalışanların korunması, sosyal sorumluluk ve kriz dönemlerinde dayanışma gibi alanlardaki tutumları da küresel barış tartışmasının bir parçası haline geliyor. Ekonomik hayatın istikrarı ile toplumsal barış arasındaki bağ da burada önem kazanıyor. İşsizliğin, yoksulluğun ve temel ihtiyaçlara erişimdeki sorunların derinleştiği toplumlarda sosyal gerilimlerin artabileceği, buna karşılık kapsayıcı ekonomik fırsatların ve sosyal dayanışmanın güçlendirilmesinin istikrarı destekleyebileceği değerlendiriliyor.

MEDYANIN GÜCÜ: DOĞRU BİLGİ VE BARIŞ DİLİ

Gecenin önemli başlıklarından biri de medya ve gazeteciliğin barış süreçlerindeki rolü oldu. Savaş ve kriz dönemlerinde kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması, yaşananların anlaşılması kadar çatışmanın insani boyutunun görünür hale getirilmesi açısından da önem taşıyor. Yanlış bilgi, manipülatif içerikler ve nefret söylemleri toplumlar arasındaki gerilimi büyütebilirken, doğrulanmış bilgiye dayalı gazetecilik karşılıklı anlayışın gelişmesine katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle organizasyonda gazetecilik alanında verilen ödüller, barış kavramının medya boyutuna da dikkat çekti. Gazeteci-yazar Atakan Çelik’in “Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” adlı eseri, “Peace Journalism and Media Excellence Award” kapsamında ödüle layık görüldü. Eser, hakikat odaklı gazetecilik, tarihsel hafızanın korunması ve barış gazeteciliğine katkısı nedeniyle uluslararası jüri tarafından değerlendirildi. Çelik, ödülü Gazze’de görev yaparken hayatını kaybeden gazetecilerin anısına adadı.

DÜNYANINBARIŞA İHTİYACI VAR

"Tüm dünyanın barışa ihtiyacı var’ diye söze başlayan Dil Bilimi Uzmanı Derya Şahin, "Çocukların, kadınların, ihtiyarların hedef alındığı bir dünya, güvenli dünya olamaz. Bu yüzden hiçbir ülke ayırmaksızın tüm dünyaya barış çağrısı yapıldı. Özellikle entelektüel kişilere sorumluluk almaları önerildi. Ben bu çağrıların yerini bulacağına inanıyorum. Sonraki zirvede çok daha farklı bir dünyaya kavuşacağımızı hayal ediyorum" şeklinde konuştu. İstanbul Milletvekili ve Dünya Engelliler Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Bayram da insan hakları, sosyal sorumluluk ve uluslararası dayanışma eksenindeki çalışmalarıyla gecede ödüllendirilen isimler arasında yer aldı. Organizasyonda barış ve diplomasi, insani hizmet, sosyal sorumluluk, eğitim, liderlik ve uluslararası iş birliği gibi farklı alanlarda katkı sunan isimlere ödül ve sertifikalar verildi.

ARTIK BEBEKLER ÖLMESİN

International Humanitarian Peace Award Ceremony 2026’nın dikkat çeken konuşmalarından biri, IIPL Türkiye Direktörü ve DMW International Diplomatic Association Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Uğur Özgöker tarafından gerçekleştirildi. Özgöker, konuşmasında uluslararası güvenlik mimarisindeki gelişmelere ve bölgesel istikrar arayışlarına dikkat çekti. Bu kapsamda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nı değerlendirdi. Özgöker, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin bölgesel güvenlik, kolektif savunma kapasitesi ve caydırıcılık açısından önem taşıdığına dikkat çekti. Anlaşmanın aynı zamanda bölgesel istikrar açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ancak Özgöker’in konuşmasının güvenlik ve diplomasi başlıklarının ötesine geçen bölümü, savaşların insani sonuçlarına ilişkin mesajı oldu. Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmalarda en ağır bedeli sivillerin, özellikle de çocukların ödediğine dikkat çeken Özgöker, Gazze’de yaşanan insani trajediye de vurgu yaptı. Konuşmasının merkezine insan hayatını yerleştiren Özgöker, savaşların siyasi ve askeri sonuçlarının tartışılmasından önce sivillerin yaşam hakkının korunması gerektiğine işaret etti. Özgöker’in gecede hafızalarda kalan çağrısı ise kısa ve net oldu: “Artık bebekler ölmesin.”

GÜVEN BARIŞLA SAĞLANIR

Bu söz, Londra’daki gecenin ana temasıyla da örtüşen bir mesaj olarak öne çıktı. Çünkü organizasyonda barışın yalnızca devletler arasında imzalanan anlaşmalar veya silahların susması anlamına gelmediği; insanların güven içinde yaşayabilmesi, çocukların eğitim ve sağlık hizmetlerine erişebilmesi, temel ihtiyaçların karşılanabilmesi ve insan onurunun korunmasıyla anlam kazanacağı vurgulandı. Özgöker’in değerlendirmesi, bu yönüyle güvenlik ile insani diplomasi arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Bir tarafta devletlerin güvenlik kaygıları ve caydırıcılık politikaları bulunurken, diğer tarafta bu politikaların nihai amacının insan hayatının ve toplumların güvenliğinin korunması gerektiği mesajı öne çıktı. Özgöker’in Londra’daki konuşmasında gündeme getirdiği Mekke merkezli üçlü savunma iş birliği, gecenin uluslararası güvenlik boyutunu oluştururken, “Artık bebekler ölmesin” çağrısı organizasyonun insani yönünü belirginleştirdi. Böylece konuşma, güvenlik ile barış arasındaki ilişkinin yalnızca askeri kapasite üzerinden değil, insan hayatının korunması üzerinden değerlendirilmesi gerektiği mesajıyla tamamlandı. 

ÖDÜLLER SAHİPLERİNE VERİLDİ

Turkuvaz Medya Birleşik Krallık Temsilcisi ve Türk-İngiliz Gazeteciler Birliği Başkanı Alpaslan Düven de uluslararası gazetecilik ve iletişim alanındaki çalışmaları nedeniyle ödüllendirildi. Düven’in Avrupa’nın yanı sıra Venezuela, Kolombiya, Arjantin ve Brezilya gibi Latin Amerika ülkelerindeki siyasi gelişmeleri takip eden gazetecilik çalışmaları da ödül gerekçeleri arasında yer aldı. Türk-İngiliz Gazeteciler Birliği Eş Başkanı ve The Best Magazine sahibi Hülya Özkoyuncu da Londra’daki gazetecilik ve medya faaliyetlerinin yanı sıra Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki iletişim ve medya bağlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarıyla gecede ödül aldı.

İLETİŞİM DE BİR BARIŞ KÖPRÜSÜ

Gecede iletişim alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan isimlerden biri de Durin Ajans Başkanı Leyla Peker oldu. Peker, iletişim, medya ve iş dünyasındaki çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü. Durin Agency çatısı altında yürüttüğü faaliyetlerle farklı sektör ve çevreleri iletişim alanında buluşturan Peker’in ödüllendirilmesi, iletişimin yalnızca kurumsal tanıtım açısından değil, farklı toplumlar ve çevreler arasında bağ kurulması bakımından da taşıdığı önemi ortaya koydu. Organizasyonda medya alanının yanı sıra akademi, eğitim, sosyal sorumluluk ve uluslararası iş birliği başlıklarında çalışan isimler de ödüllendirildi. Hakan Dağ, Dr. Hans Henning Reinecke, Halil Erdoğan, Sajida Nawab, Andreas Schweitzer, Syed Qamar Raza ve Kenan Nafi gibi isimler farklı çalışma alanlarındaki katkıları nedeniyle gecede takdir edilen isimler arasında yer aldı.

BARIŞ GAZETECİLİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?

Savaş ve kriz dönemlerinde medya yalnızca olayları aktaran bir araç değil, toplumların yaşananları nasıl algıladığını etkileyen güçlü bir iletişim kanalı. Bu nedenle kriz dönemlerinde gazeteciliğin temel sorumluluğu yalnızca hızlı haber vermekle sınırlı kalmıyor. Kaynakların doğrulanması, sivillerin ve mağdurların insan onuruna uygun biçimde temsil edilmesi, nefret söyleminden kaçınılması ve çatışmanın nedenleriyle sonuçlarının doğru biçimde aktarılması da gazeteciliğin sorumluluk alanına giriyor. Londra’daki organizasyonda medya alanında verilen ödüller de bu anlayışın bir yansıması olarak öne çıktı. Atakan Çelik’in “Yüzyılın Tanığı” çalışmasının tarihsel hafıza ve hakikat odaklı gazetecilik bağlamında ödüllendirilmesi, gazeteciliğin yalnızca günlük olayları aktaran bir meslek değil, aynı zamanda toplumların hafızasını oluşturan bir alan olduğuna işaret etti.

ORTAK SORUMLULUK ÇAĞRISI

Londra’daki International Humanitarian Peace Award Ceremony 2026’nın ortaya koyduğu ortak tablo, barışın tek bir kurumun ya da tek bir aktörün sorumluluğuna bırakılamayacak kadar geniş bir mesele olduğu yönünde şekillendi. Diplomasi çatışmaları önlemek ve çözüm üretmek için gerekli zemini hazırlarken, siyaset kalıcı çözümler için karar mekanizmalarını işletiyor. Akademi bilgi ve analiz üretirken, medya toplumların doğru bilgiye ulaşmasını sağlıyor. İş dünyası ekonomik ilişkiler ve istihdam üzerinden toplumların geleceğine katkıda bulunuyor. Sivil toplum ise insani yardım ve sosyal dayanışma alanlarında sahada sorumluluk üstleniyor. Bu nedenle Londra’daki buluşmanın asıl mesajı verilen ödüllerin ötesine geçti. Dünyanın farklı bölgelerinde savaşların, zorunlu göçlerin ve insani krizlerin devam ettiği bir dönemde, barışın yalnızca diplomatik masalarda değil, hayatın bütün alanlarında inşa edilmesi gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Gecenin ortak fikri ise basit ama güçlüydü: İnsan hayatının ve onurunun korunmadığı bir ortamda kalıcı barıştan söz etmek mümkün değil.

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Resim Galerisi içerik türü için örnek haber

Resim Galerisi içerik türü için örnek haber

Resim Galerisi içerik türü için örnek haber

2 yıl önce
Başkan Akgün: Festivalimizi bu yıl da yapacağız

Başkan Akgün: Festivalimizi bu yıl da yapacağız

Ekonomik krizin belediyeler üzerinde yarattığı olumsuzluklara da dikkat çeken Başkan Akgün, sponsorların katkılarıyla, 24 Temmuz – 3 Ağustos tarihleri arasında 25. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin 75 ülkeden 1200 kültür-sanat elçisinin katılımıyla gerçekleşeceğini belirtti.

2 yıl önce
Uluslararası Güler Ertan Fotoğraf Yarışması

Uluslararası Güler Ertan Fotoğraf Yarışması

Büyükçekmece Belediyesi’nce Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali kapsamında yapılan Uluslararası Güler Ertan Fotoğraf Yarışması sonuçlandı.

2 yıl önce
Yorumlar

ad image
ad image