Sağlık

UNUTKANLIĞA DİKKAT!

Unutkanlık, özellikle ilerleyen yaşlarda sık karşılaşılan bir durum. Ancak her unutkanlığı yaşlanmanın doğal sonucu olarak görmek, daha ciddi sorunların erken fark edilmesini geciktirebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, günlük unutkanlık ile demans belirtilerinin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekerek, özellikle yakın geçmişin hatırlanamamasının önemli bir uyarı olduğunu belirtti.

EŞYANIN YERİNİ DEĞİL, YAŞANANI UNUTMAK

Gün içinde anahtarın nereye bırakıldığını unutmak, bir ismi bir süre hatırlayamamak veya ocağı kapatıp kapatmadığını kontrol etmek tek başına ciddi bir hastalık anlamına gelmeyebilir. Yorgunluk ve dikkat dağınıklığı da bu tür geçici unutkanlıklara yol açabiliyor. Asıl dikkat edilmesi gereken durum ise yakın zamanda yaşananların zihne hiç kaydedilmemesi. Az önce yapılan bir konuşmayı tamamen unutmak, aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar tekrar sormak ya da yıllardır bilinen bir yolun bulunamaması, uzman değerlendirmesini gerektiren belirtiler arasında gösteriliyor. Şalçini’ye göre sorun, zaman zaman eşyanın yerini bulamamaktan çıkıp yakın geçmişte yaşananların hatırlanamaması boyutuna ulaştığında önem kazanıyor.

YAŞLANDIM DEYİP GEÇİŞTİRMEYİN

Yaş ilerledikçe bazı isimleri daha geç hatırlamak veya yeni bir bilgiyi öğrenmek için daha fazla zamana ihtiyaç duymak doğal kabul ediliyor. Ancak unutkanlığın kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlaması normal yaşlanma sürecinin dışında değerlendiriliyor. Kişinin kendi başına fatura ödeyememesi, yemek hazırlayamaması, ocağı kullanmakta zorlanması veya kişisel bakımını sürdürememesi önemli uyarılar arasında. Eşyaları tamamen ilgisiz yerlere koymak da benzer şekilde dikkate alınması gereken belirtilerden biri. Örneğin bir ütünün buzdolabına konulması gibi alışılmadık davranışların yalnızca yaşlılığa bağlanmaması ve nörolojik değerlendirme yapılması gerekiyor.

STRES VE UYKUSUZLUK DA ETKİLİ

Unutkanlığın tek nedeni demans değil. Kronik stres ve yetersiz uyku da hafıza ve dikkat üzerinde belirgin etkilere yol açabiliyor. Uzun süreli stres sırasında salgılanan kortizol hormonunun beynin hafıza merkezi olan hipokampüs üzerindeki etkisi, yeni bilgilerin kaydedilmesini zorlaştırabiliyor. Uyku sırasında ise beyin gün içinde edinilen bilgileri düzenliyor ve hafızanın oluşumuna katkı sağlıyor. Yeterli ve kaliteli uyku alınmadığında bu süreç aksayarak kişinin dikkatini toplamasını ve doğru kelimeyi bulmasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle yoğun stres ve uykusuzluk dönemlerinde ortaya çıkan geçici unutkanlıklarla ilerleyici hafıza kaybını birbirinden ayırmak önem taşıyor.

BEYİN SİSİ Mİ, DEMANS MI?

Son dönemde sık kullanılan “beyin sisi” kavramı da unutkanlıkla karıştırılabiliyor. Uzmanlara göre iki durum arasındaki ayrımda önemli noktalardan biri, unutulan bilginin daha sonra hatırlanıp hatırlanamaması. Beyin sisi yaşayan kişi dikkatini toplamakta ve doğru bilgiye ulaşmakta zorlanabiliyor. Ancak bir ipucu verildiğinde veya biraz zaman geçtiğinde aradığı bilgiyi hatırlayabiliyor. Demansın bazı türlerinde ise durum daha farklı seyrediyor. Örneğin kişi gözlüğünü nereye koyduğunu  hatırlamakta zorlanabilir. Beyin sisi yaşayan biri gözlüğü bulduğunda onu nereye koyduğunu hatırlayabilirken, daha ciddi hafıza kaybında kişi gözlüğün kendisine ait olduğunu bile kabul etmeyebilir veya nasıl oraya geldiğini hatırlamayabilir.

NE ZAMAN UZMANA BAŞVURMALI?

Unutkanlığın günlük hayatı aksatması, yakın geçmişte yaşanan olayların tamamen unutulması, aynı soruların kısa aralıklarla tekrarlanması, bilinen yolların karıştırılması ve kişinin temel günlük işlerini bağımsız şekilde yapamaz hale gelmesi, uzman değerlendirmesini gerektiren başlıca durumlar arasında yer alıyor. Unutkanlığın her zaman demans anlamına gelmediği unutulmamalı. Ancak belirtiler tekrarlıyor, giderek belirginleşiyor ve kişinin bağımsız yaşamını etkilemeye başlıyorsa, nedeni araştırılmalı ve gerekli nörolojik değerlendirme yapılmalı.