YÜZ SARKMASININ NEDENİ SADECE YAŞ DEĞİL
Yüz sarkması, yaşlanmayla birlikte cildin elastikiyetini kaybetmesi ve cilt altındaki destek dokularının zaman içinde değişmesiyle ortaya çıkıyor. Ancak uzmanlara göre süreç yalnızca cilt yüzeyindeki gevşemeden ibaret değil. Yüzdeki yağ dokularının hacim kaybetmesi veya yer değiştirmesi, bağ dokularındaki gevşeme ve kemik yapıda yaşa bağlı değişimler de yüz konturlarını etkileyebiliyor.
GÜNEŞ VE KİLO DEĞİŞİMİ ETKİLİ
Yaş ilerledikçe kollajen ve elastin yapısındaki değişimler cildin sıkılığını azaltabiliyor. Bunun yanında genetik özellikler, uzun süre güneşe maruz kalmak, sigara kullanımı ve hızlı kilo kaybı da sarkmaların daha erken veya belirgin hale gelmesine neden olabiliyor. Özellikle hızlı kilo veren kişilerde yüz bölgesindeki yağ hacminin azalması, yanaklarda ve çene altında gevşekliğin daha fazla fark edilmesine yol açabiliyor. Yüz sarkmasının ortaya çıktığı yaş ise kişiden kişiye değişiyor. Bazı kişilerde 30'lu yaşlardan itibaren hafif değişiklikler görülürken, 40'lı ve 50'li yaşlarda yanak, çene hattı ve boyundaki gevşemeler daha belirgin hale gelebiliyor.
TEDAVİ SARKMANIN DERECESİNE GÖRE
Hafif cilt gevşekliklerinde radyofrekans ve odaklanmış ultrason gibi enerji temelli uygulamalar değerlendirilebiliyor. Dolgu uygulamaları da özellikle hacim kaybı bulunan bölgelerde yüz konturlarının desteklenmesinde kullanılabiliyor. Ancak belirgin cilt fazlalığı ve derin doku sarkmalarında ameliyatsız yöntemlerin etkisi sınırlı kalabiliyor. Belirgin sarkmalarda ise yüz veya boyun germe ameliyatları gündeme gelebiliyor. Cerrahi yöntemin belirlenmesinde kişinin cilt yapısı, sarkmanın düzeyi, yüz anatomisi ve genel sağlık durumu dikkate alınıyor. Son yıllarda kullanılan yöntemlerden biri olan Deep Plane yüz germe tekniğinde, yüzün daha derin dokularının yeniden konumlandırılması hedefleniyor. Ancak bu yöntemin her hasta için uygun olmadığı, farklı yüz germe tekniklerinin de kişinin özelliklerine göre değerlendirilebileceği belirtiliyor. Cerrahi işlemlerde kanama, enfeksiyon, yara iyileşme sorunları ve yüz siniri yaralanması gibi risklerin de değerlendirilmesi gerekiyor.
KREM VE EGZERSİZ YETERLİ Mİ?
Cilt bakım ürünleri cildin nemli ve daha sağlıklı görünmesine katkı sağlayabilirken, belirgin cilt fazlalığını veya aşağı doğru yer değiştirmiş derin dokuları eski konumuna getirmeleri beklenmiyor. Yüz egzersizlerinin belirgin doku sarkmalarını kalıcı biçimde düzelttiğine ilişkin kanıtların da sınırlı olduğu belirtiliyor. Uzman değerlendirmelerinde, yüz sarkmasının tamamen önlenemeyen doğal bir yaşlanma süreci olduğu vurgulanıyor. Bununla birlikte güneşten korunmak, sigara kullanmamak, dengeli beslenmek ve aşırı kilo dalgalanmalarından kaçınmak erken cilt yaşlanmasının azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Yüz gençleştirme uygulamalarında ise temel yaklaşımın yalnızca cildi sıkılaştırmak değil, yüzün doğal hatlarını ve mimiklerini korumak olduğu belirtiliyor. Tedavinin, sarkmanın hangi dokulardan kaynaklandığı belirlenerek kişiye göre planlanması önem taşıyor.